Mineral Deposu: İncir

inciiiirr

İncir yazın taze, kışın kuru olarak tüketilebilecek, tatlı tadı ile çoğu kişinin sevdiği bir meyvedir. Besin içeriğine baktığımızda da diğer meyve ya da sebzelere göre en yüksek lif içeriğine sahiptir. Sadece 1 adet kuru incir 2 gram lif sağlamaktadır; bu miktar günlük ihtiyacın %20’sidir. Son 10-15 yılda yapılan araştırmalar, bitkisel gıdalarda bulunan liflerin sindirim sisteminin düzgün olarak çalışması açısından çok önemli olduklarını ortaya koymuştur. Besin olarak alınan lifin sindirime yardımcı olduğu ve bazı kanser türlerinin riskini azaltmada etkili olduğu bilinmektedir.

Yapılan çalışmalarda çözünür lif açısından zengin besinlerin kandaki kolesterol seviyesini %20’den fazla düşürdükleri ortaya konmuştur. Bu nedenle kalp hastalıklarının riskini azaltmak açısından lifli ( posalı ) gıdalara tüketmek büyük önem taşır. Ayrıca çözünür liflerin alımı besinlerin mideyi geç boşaltmasına ve kan şekerini düzenlemesine yardımcı olur; çünkü kan şekerindeki ani değişiklikler başta diabet olmaz üzere bir çok hastalık oluşum riskini arttırır. Yapılan araştırmalarda beslenmeleri lif açısından zengin olan toplumların kanser ve kalp hastalıkları gibi hastalıklara daha az oranda yakalandıkları tespit edilmiştir.

Çözünür ve çözünmez liflerin her ikisinin bir arada bulunması ise sağlık açısından ayrı bir avantajdır: Her iki lif türünün bir arada bulunmasının, kanseri engellemede, tek başına olduklarından daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. İncirde her iki lif türünün – hem çözünür hem de çözünmez liflerin – bir arada bulunması inciri son derece önemli bir besin maddesi kılmaktadır.

İncirde bulunan antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getirirler ve hücrenin tahrip edilmesini engellemiş olurlar.

Scranton Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, kuru incirin, antioksidan bakımından zengin fenol bileşimine diğer meyvelere göre çok daha fazla sahip olduğu belirlenmiştir. Fenol, mikroorganizmaları öldürücü – antiseptik- bir madde olarak kullanılmaktadır. Scranton Üniversitesi’nde yapılan değerlendirmelere göre, İncirdeki fenol miktarı, diğer meyvelerle kıyaslandığında çok daha fazladır.

New Jersey’deki Rutgers Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmada, kuru incirin içerdiği vücut için esansiyel yağlar olan Omega 3 ve Omega 6’nın fitosterol (bitkilerde bulunan yağımsı madde) ile birleştiğinde kolesterol düşürücü bir özelliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.

Bu iki yağ asidi (omega 3 ve omega 6) vücutta üretilemezler. Vücut bu yağları, ancak dışarıdan temin etmek durumundadır. Bu yağlar, kalp, beyin ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde işlev görmesi açısından vazgeçilmez bir öneme sahiptirler.

Bilinen en eski meyvelerden biri olan incir, besin değerinin yüksek olması, sağlık için faydaları ile büyük önem taşımaktadır.

Kolesterol, sodyum ve yağ içermediği için mükemmel bir diyet meyvesidir. Ayrıca; bilinen tüm meyvelere göre en yüksek mineral içeriğine sahiptir.  Kalsiyum oranının yüksekliği ile bilinen incir; kalsiyum zenginliği bakımından tüm meyveler arasında portakaldan sonra ikinci sırada gelmektedir.

40 gram incirde, 244 mg potasyum (günlük ihtiyacın %7’si), 53 mg kalsiyum (günlük ihtiyacın %6’sı), 1.2 mg demir (günlük ihtiyacın %6’sı) bulunmaktadır.

İncir, uzun süreli hastalıklardan sonra hızlı şekilde iyileşmeye yardımcı olan, güç ve kuvvet veren bir ilaç olarak da düşünülmektedir. Fiziksel ve zihinsel zorlanmayı ortadan kaldırır ve vücuda enerji ve güç sağlar. İncirin en önemli besin öğesi, tüm meyvenin % 51-74’ünü oluşturan şekerdir ve tüm meyveler arasında en yüksek şeker oranını içermektedir.

Özellikle kabızlık (konstipasyon) problemi yaşayan kişilerde sabah aç karnına 2 adet kuru incir, ılık limonlu suyla beraber tüketmelerini önermekteyiz. Bunun haricinde kışın kuru olarak bulabildiğimiz inciri ara öğün olarak ta tüketmek iyi bir tercihtir. Fakat içerisinde ki şeker miktarının ve glisemik indeksinin yüksek olması sebebiyle diabet hastalarının bu besini dikkatli tüketmesi gerekmektedir. 2 adetin üzerinde tüketmemelidirler.

  • 10 Haziran, 2016