Her Yönüyle Hamilelikte Beslenme

Pregnancy diet and healthy nutrition

Hamilelikte yapılan araştırmalarda dengeli, yeterli, düzgün beslenen annelerin bebeklerinin hem doğduğu anda hem de ileri ki yıllarda ki sağlığının çok etkilendiği görülmüştür. Hamilelikte beslenme ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi, intrauterin ölüm, prematürelik ve preeklampsi arasındaki ilişki çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Gebelik ve emziklilik her kadın için doğal bir olaydır. Bu dönemde anne ve bebeğinin sağlığını etkileyen bazı etmenler vardır. Annenin erken veya geç yaşta çocuk sahibi olması, gebelik sayısı, son iki gebelik arasındaki süre, gebelikte geçirilen enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar, annenin kronik hastalıkları, radyasyon alması, besinlerle küf, mantar, pestisit, artıklarının alınması, en önemli olarak da dengeli ve yeterli beslenme sayılabilir.

HAMİLELİKTE MEYDANA GELEN FİZYOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER

 

Gebelik, kadın için fizyolojik, doğal bir olay olup gebelikte annede genel , endokrin ve metabolik değişiklikler meydana gelmektedir.

 

1- Genel Değişiklikler

  • Kardiyovasküler değişiklikler (kan hacminin artışı – başlangıçta %10 , sonra %30, buna bağlı Hb azalışı )
  • Plazma Hb düzeyinde azalma
  • İstirahat halinde solunum artması
  • Gastrointestinal sistemde değişiklikler: bulantı, kusma, konstipasyon (progesteron hormonunun azalması etkilidir )
  • Glomerüler filtrasyon hızı (böbrek fonksiyonları ) %50 oranında artar.
  • Üriner sistemde değişiklikler (uterusun baskısı ile mesane kapasitesi azalır.)

 

2- Endokrin Değişiklikler

  • Oksijen gereksinimi artar.
  • Tiroid bezi kısmen büyür.
  • BMH % 25 artar. Bunun nedeni ağırlık kazanımı ve fetüs ile plesentanın artan metabolik aktivitesidir.

 

3- Metabolik Değişiklikler

  • Su Metabolizması: Kan hacminin artışı, amniyotik sıvının artışı, hücrelerdeki sıvının artışı ile gebelikte artan su miktarı 7 lt dir.
  • Protein Metabolizması : Gebeliğin son 6 ayında fetüs daha hızlı büyüdüğü için protein gereksinmesi de artar.
  • Karbohidrat Metabolizması Karaciğerin glikojeni depolama kapasitesi azalır. Glikozemi görülür.
  • Yağ Metabolizması: 3. Trimesterde, kan yağları artar.

 

HAMİLELİKTE  BESLENME ÖNEMLİDİR

Hamile annenin beslenmesinde amaç; annenin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin öğeleri yedeğini dengede tutmak, bebeğin  normal büyümesini ve salgılanan sütün  gerektirdiği enerji ve besin öğelerini tam olarak karşılamaktır.

 

Yetersiz ve dengesiz beslenme sorunlarından en çok etkilenen toplum grubu okul öncesi çağdaki çocuklar ile hamile ve emzikli kadınlardır. Annenin sağlığı ve beslenme durumu sadece annenin değil,  doğuracağı bebeğin de sağlığı, büyümesi ve gelişmesi yönünden büyük önem taşımaktadır. Çünkü anne ve çocuk ikilisini birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir.

 

Annenin hamile  kalmadan önceki beslenme durumunun doğacak bebeğin sağlığı kadar, annenin sağlığı açısından da önemi büyüktür. Anne sağlığının korunması açısından beslenmeye küçük yaşlarda itibaren önem verilmelidir. Ülkemizde sık görülen genç yaştaki anneler  ( 18 yaşından küçük ) henüz büyüme çağını tamamlamadıkları için sağlıkları olumsuz yönde etkilenmektedir. Yine ağır fiziksel çalışma sürdüren kadınların zaten artmış olan enerji harcamalarına bir de gebelik ve emziklilik eklendiğinde kadın kendi dokularını kullanmak durumunda kalmakta ve gebelik aralıkları  kısa  olduğundan , sağlığı daha da bozulmaktadır. Gebelikte bu durumlara bağlı olarak enerji ve besin öğeleri gereksinmesi artmaktadır. Artış miktarı annenin yaşadığı iklime, ısıya, beslenme ve fiziksel aktivite durumuna bağlı olarak değişmektedir. Bebeğin doğum ağırlığını etkileyen etmenlerin başında annenin yaşı, gebelikler arası süre, gebelikte ağırlık kazancı, annenin gebelik öncesi ağırlığı gelmektedir.

 

HAMİLELİKTE AĞIRLIK ARTIŞI

Sosyo ekonomik düzeyi düşük toplumlarda gebe kadının gebelik süresince ortalama 6.5 kg ağırlık kazanmasına karşın, yeterli ve dengeli beslenenlerde bu artış 10.5 kg.dır. Bu artışın:

3300 gr’ı fetustan, 650 gr’ı plesentadan, 800 gr’ı amniotik sıvıdan, 750 gr’ı uterustan, 450 gr’ı meme glandlarından, 1205 gr’ı anne kanından, 680 gr’ı extra-intrasellüler sıvıdan, 3445 gr’ı ise yağ dokularından gelir.

Şişman kadınlar ( gebelikte 11 kg’dan az ağırlık kazansalar bile ) normal ağırlıkta bebek doğururken, gebelik öncesi anne zayıfsa bebek düşük doğum ağırlıklı ( LBW) doğma riskine sahiptir.Kadının gebelik öncesi beslenme durumu önemli olup,  mutlak suretle dikkate alınmalıdır. Gebelik öncesi vücut ağırlığı mümkünse saptanıp standartlara göre değerlendirilmelidir. (En pratik yöntem BKI’dir )

Gebelik öncesi zayıf olan kişilerde LBW bebek doğum oranı ve preeklamsi riski yüksektir. Bu yüzden hamilelikte diyete ek besin ekleyerekbu durum düzeltilebilmektedir. Gebelik öncesi şişman olan kişilerde ise hipertansiyon, diyabet, doğum güçlüğü gibi birçok komplikasyon oluşma riski artmaktadır.

Gebelikte ağılık kazancının izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Gebe kadın ilk 3 ayda her ay 1 kg, sonraki 6 ayda ise ortalama 1.5-2 kg ağırlık kazanmalıdır. Gebelik süresince toplam ağırlık artışı 9-14 kg olmalıdır. 7 kg’dan az ağırlık kazancı anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokar. Gebelik öncesi anne şişmansa daha az kilo almalıdır. Anneye beslenmenin önemi sürekli anlatılmalıdır. Ayrıca ağırlık kazancı az olduğunda anne sütünün veriminin düşeceği de vurgulanmalıdır.

Gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenme kadar fazla beslenme de bebek ve anne sağlığına zarar verir. Bu etmenleri sıralayacak olursak

  1. Artan enerji ve protein gereksiniminin karşılanamaması annede ağırlık azalmasına neden olabilir.
  2. Artan gereksinimler karşılanamadığı zaman anemi, diş çürükleri, osteomalasi (kemik hastalıkları) gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.
  3. Yetersiz ve dengesiz beslenen gebelerde toksemi görülme riski daha fazladır.
  4. Yetersiz protein alımına bağlı ödem oluşabilir.

Hamile kadınlar için hamilelik öncesi ve hamilelik süresince beden kitle indekslerine göre önerilen kilo artışları yapılan araştırmalara göre aşağıdaki gibidir.

BKI                                                                           ÖNERİLEN KİLO ARTIŞI

Düşük BKI<19.8                                                                   12.5 –  18

Normal BKI 19.8-26.0                                                         11.5 – 16

Yüksek BKI>26-29                                                               7  – 11.5

 

HAMİLELİKTE ENERJİ GEREKSİNİMİ

Gebelik süresince fetüs gelişimi ve diğer fizyolojik olaylar sonucu 80 bin kalori harcanır. Bu kalori adölesan (gelişme çağında ki) gebeler için bazı değişiklikler gösterir. Adölesanın ve fetüsün büyümesi enerjiye olan gereksinmelerini artırır. Yaşı 17’den düşük olan gebelerin bunu karşılamak için 300kal/gün ek enerji almaları gerekmektedir. Geç annelikte (30 yaş üzeri) kişisel ayrıcalıklar değerlendirilerek beslenme durumları saptanmalı hipertansiyon, gestasyonel diyabet, sezeryan doğum riski açısından değerlendirilerek 150-200 kal/gün ek yapılmalıdır.

  1. Anne gebelik boyunca her ay 1-1.5 Kg almalıdır.
  2. Anne fazla kiloda gebeliğe başladı ise hiçbir ekleme yapılmaz. Aşırı kilolu annelerdediyetin kalorisi  1200-1500 kcal altına düşmemelidir.
  3. Gebeliğe başlamadan önce ağırlık normal ise ilk 3 ay 150 kal sonraki 6 ay ise 300 kal. ekleme yapılır.
  4. Gebeliğin 4. Ayından sonra asla zayıflama diyetleri uygulanmaz.
  5. Yetişkin kadının normal enerji gereksinimi ortalama 1900-2100 kcal. Aralığındadır.
  6. Sağlıklı bir bebek doğurmak için anne gebelik boyunca ortalama 10.5-12.5 kg almalıdır. ( gebelik süresince alınan aşırı kilolar doğumda sorunlara ( sezayan, geç doğum., fetüste mekonyum aspirasyonu gibi ) neden olur.

 

GEBELİKTE PROTEİN GEREKSİNİMİ

Yeterli ve dengeli beslenme ile günlük protein gereksinimi karşılanabilir. Protein gereksiniminin %60’ı biyolojik değeri yüksek proteinlerden karşılanmalıdır. Bebeğin büyümesi için gebelik boyunca ortalama 950 gr kadar protein depo edilmelidir. Son 6 ayda fetüsün büyümesi hızlandığı için protein gereksinmesi de artar. Bu artış %30 kadardır ve anneden 5 gr/gün protein çekilmektedir.

RDA’ya göre gebe kadınlar için önerilen günlük protein ihtiyacı 60 gr.dır. Vejeteryan annelerde ve günlük besinin  büyük kısmını bitkisel kaynaklı besinlerden sağlayan gruplarda günlük alıma 20 gr ek yapılabilir. Değişik çevre koşulları ve kişisel farklar göz önüne alınırsa WHO ve FAO bu eki NPU %100 olan örnek protein için 9 gr/gün, NPU %70  olan hayvansal kaynaklı protein için 13 gr/gün olarak belirlemişlerdir.

 

HAMİLELİKTE  DEMİR GEREKSİNİMİ

Demir Kaynakları : Et ve et ürünleri, sakatat, kurubaklagiller, kuru üzüm, kuru incir, pekmez, fındık, badem, ceviz, koyu yeşil yapraklı sebzeler.

Yapılan araştırmalarda Hemoglobin değerlerinin yüksek ya da düşük olması ile tıbbi değişiklikler ile  ölü doğum, LBW ve erken doğum arasında bağlantı olduğu görülmüştür. Bu nedenle adölesan ve sık doğum yapan, anemi tanısı  olanlar başta olmak üzere tüm gebelere demir eklenmelidir.

Aneminin Nedenleri :

  1. Artan plazma hacmi
  2. Fetüs için demir gereksinmesinin artması
  3. Tahıla dayalı beslenme ( tahıllardaki fitatlar demir emilimini azaltır.)
  4. Bağırsak parazitleri
  5. Yaşam ve çevre koşullarının kötü olması ( enfeksiyon )
  6. Sık ve kötü koşullarda doğum
  7. Yetersiz ve dengesiz beslenmeye ilaveten aşırı çay kahve tüketimi
  8. C vitamininin yetersiz alımı ( demir gereksinimi artartırır )

Bu nedenlerle gebelikte kan yapımı, fetus ve plesenta için 15-20 mg/gün Fe önerilmektedir. Ayrıca gebeliğin 2. Yarısından itibaren 90-180 mg ek demir kullanılması koruyucu olarak diyete ek önerilmektedir.

 

HAMİLELİKTE KALSİYUM GEREKSİNİMİ

Kalsiyum Kaynakları : Süt, yoğurt, peynir, ayran, kefir, çökelek, pekmez, fındık, badem, ceviz ,kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

Kalsiyum kemik ve dişlerin yapısında bulunan bir mineraldir. Fetus ortalama 30 gr kalsiyum depo eder.  Diyetle yeteri kadar kalsiyum alınmadığından artan gereksinin kemiklerden kalsiyum çekilerek karşılanır. Sık doğumlar, güneş ışınlarından yaralanamama, hareket azlığı, yetersiz kalsiyum alımı kemik yumuşamasına ve diş çürüklerine neden olur. Gebe kadının günlük gereksinimine ek olarak 500 mg/ gün kalsiyum alması gerekir ( Toplam 1000-1200 mg/gün )

 

HAMİLELİKTE ÇİNKO GEREKSİNİMİ

Çinko Kaynakları : Et ve et ürünleri, deniz ürünleri, süt ve süt ürünleri, fındık, ceviz, badem, kuru meyveler ve yumurtadır.

Büyüme ve gelişme protein yapısındaki enzimlerin işlevleri ve üreme için gerekli bir iz elementtir. Yapılan araştırmalar sonunda çinko eksikliğine bağlı olarak intrauterin büyüme geriliği, ölü doğumlar ve doğumsal anomalilerin görüldüğü belirtilmiştir. Tahıla dayalı beslenme; demir, kalsiyum, çinko gibi minerallerin emilmesini olumsuz  yönde etkiler ve yetersizliğe neden olur. Bu nedenle demir  ile birlikte diyette çinko alımının yeterli olmasına özen gösterilmelidir, gereksiz alımlarda diyete tablet olarak eklenebilir.

 

HAMİLELİKTE FOLİK ASİT GEREKSİNİMİ

Folik asit Kaynakları : Karaciğer, koyu yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, et, yumurta, süt ve türevleri ve tahıllardır.

Folik asit eksikliğinde LBW yani düşük kiloda doğumlar ve annede megaloblastik anemi gelişir. Günlük 0.4 mg folik asit önerilmektedir. Folik asit; yetersiz alımından çok besinlere uygulanan işlemler nedeni ile kayıplara uğramaktadır. Fazla alındığında ise vitamin B12  eksikliğine yol açmaktadır. Bu nedenle günde 1 mg folat alımının önemli olduğu vurgulanmaktadır. Günde 200 mcg folik asit önerilmektedir.

 

HAMİLELİKTE İYOT GEREKSİNİMİ

İyot Kaynakları: Deniz ürünleri, zenginleştirilmiş tuzdur.

İyot eksikliğinde bebekte gelişme geriliği ve doğumsal anomaliler (hastalıklar) görülebilir. Ananenin iyot eksikliğine bağlı olarak bebekler hipotiroidik olarak doğabilirler. İyot eksikliği olan bölgelerde en uygun korunma olarak iyot eklenmiş tuz kullanımı önerilmektedir.

 

HAMİLELİKTE A VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ

A vitamini Kaynakları: Karaciğer, balık, süt, tereyağ, yumurta sarısı, ıspanak, havuç, domates, yeşil yapraklı sebzeler ve kayısıdır.

A vitamin yağda eriyen bir vitamindir. Eksikliğinde prematüre ve LBW doğum, mikrosefali ve görme kusuru oluşabilmektedir. Yetersiz alındığında demir kullanımının bozulduğu ve aneminin ortaya çıkabileceği doğrultusunda bilgiler vardır. Ek olarak hamilelere 800-1000 İU vitamin A verilmelidir. Yüksek dozda A vitamini annelerde spontan abortus, fetusta ise yarık damak, konjenital kalp hastalıkları gibi durumlara neden olabilir. Bu yüzden diyette yeterli alımına özen gösterilmelidir.

 

HAMİLELİKTE C VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ

C vitamini Kaynakları : Kuşburnu, yeşil ve kırmızı biber, turunçgiller, domates ve patates en iyi kaynaklarıdır. Tüm sebze ve meyvelerde yüksek oranda C vitamini bulunur.

Cvitamini suda eriyen bir vitamin olup özellikle Fe, Ca, Folik ast, Tiamin, Riboflavin, Pantotenik asit, A ve E vitamininin vücutta kullanılmasında etkindir. Özellikle hem olmayan demirin barsakta emilimini artırır.  Antioksidant olduğu için hücre zarlarını hasara karşı korur, serbest radikallerin olumsuz etkilerini azaltır. Gebelikte vücudu enfeksiyon ve toksinlere karşı korur. RDA’ya göre besinlerde pişirme ve hazırlama sırasındaki kayıplar ile kişisel farklılıklar göz önüne alınarak 60 mg/gün Vit C önerilmektedir.

 

HAMİLELİKTE ÇOKLU DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİ

Çoklu doymamış yağ asitleri Kaynakları : Yağlı balık, ceviz, soya yağı, tereyağ, ördek, tavuk derisi, ayçekirdeği,   çam fıstığı, mısırözü yağıdır.

Beyinde katı kısmın %50-60 ‘ı lipitlerden oluşur. Gebelik diyetinde (n-3) PUFA’dan zengin besinler verilmesinin, özellikle de dokozahegzaenoik asitin  ( DHA)  bebeğin sinir sisteminin gelişmesinde önemli rolü vardır. ( su ürünleri ve anne sütü )

Alfa linolenik asitin gereksinimi tartışılmakla birlikte yapılan çalışmalarda diyetteki enerjinin %0.2-0.3’ünün linolenik asitten gelmesi önerilmektedir. ( alfa linolenik asit bazı bitkisel yağlar, soya, su ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ) .

 

KAFEİN TÜKETİMİ SINIRLANDIRILMALIDIR

Kahve, çay, karbonatlı içecekler, alerji ve soğuk algınlığı kullanılan ilaçlarda bulunur. Yapılan çalışmalarda  gebe kadınların ¾’ünün günde ortalama 2 fincan kahve tükettiği ve günde ve günde 5 fincandan fazla kahve tüketen kadınlarda erken doğum, gebelik süresine göre düşük ağırlıklı bebekler doğurdukları saptanmıştır. Aşırı kafein tüketiminin fetüsün kalsiyum ve kemik yoğunluğu içeriği üzerine zararlı etkileri vardır. Aşırı tüketilen çay kahve ve asitli içecekler, demir, çinko gibi önemli minerallerin emilimini engellemekte ve anemi riskini artırmaktadır. Çayı sık tüketen gruplara açık ve limonlu çay ile bitki çayları içmeleri önerilmektedir.

 

HAMİLELİKTE PİKA SIK GÖZLENEN BİR DURUMDUR

Pika; besleyici değeri olmayan maddeleri yemek olarak tarif edilebilir. Özellikle halk arasında toprak, boya, kum yemek sık görülen bir durumdur. İştah artışı gebelikte olağandır. Bazı besinlere özel bir ilgi ve istek duyulabilir. Hatta bu durum bazen aşırı olur ve besin olmayan bazı maddelere yönelebilir anne adayları. Bu durum genelde yetersiz ve dengesiz beslenen genç annelerde sıklıkla görülür. Pikanın bir diğer nedeni de bulantı hissini azalttığı görüşüdür.  Toprak yeme biçiminde seyrettiğinde demir yetersizliği anemisine dikkat çekilmelidir.

 

HAMİLELİKTE KONSTİPASYON SIK YAŞANAN BİR SORUNDUR

Gebelikte konstipasyon olasılığını artıran etmenler, bazı gebelik hormonlarının bağırsak hareketlerini yavaşlatması, kilo artışı nedeni ile günlük hareketlerde azalma, beslenme düzenindeki değişikliklerdir. Posa içeren sebze ve meyvelerin çiğ olarak tüketilmesi, günlük 2.5-2 lt sıvı alınması, kuru kayısı, erik, incir gibi besinlerin yenilmesi veya komposto – hoşaf olarak tüketilmesi konstipasyon ve hemoroid geliştiren gebe kadınların bağırsaklarının çalışmasına yardımcı olmaktır. Doktorun izin verdiği ölçüde hareketi arttırmak önemlidir.

 

HAMİLELİKTE PREEKLAMPSİ  VE EKLAMPSİ

Gebe kadınların yaklaşık %4  kadarında gebeliğin son dört ayında kan basıncında artma ( 140-90  mmHg), proteinüri  veya BUN’de artışla kendini  gösteren bir tablo oluşturulmaktadır ( böbrek fonksiyonlarında bozulmalar) . Çoğu kez böbreklerde su ve tuz tutulması, ağırlık artışı, ödem gelişmesiyle GFR ( böbrek emilim fonksiyonları) düşüşle kendini gösteren bu durumda protein alımı sınırlandırılmaya gidilmektedir.  0.6-0.8 gr/kg protein verilmelidir ve bunun %60 kaliteli protein olacak şekilde tuz kısıtlaması ( 0.5 gr/kg) ile gebenin sağlığı denetim altına alınmalıdır.

 

Sonuç olarak:

  • Annenin  gebelik öncesi ağırlığı normal, beslenme durumu iyi olmalıdır. Bu nedenle yapılacak beslenme eğitimi erken yaşlardan itibaren verilmelidir.
  • Riskli gebelikler saptanmalıdır.
  • Adölesan çağı (18 yaş ve altı ), 35 yaş üstü, gebelik öncesi kilosu az olanlar, Gebelikle 7 kg’dan az ağırlık kazananlar, 4 ve üzeri gebelik, 2 yıldan az doğum aralıklı gebelik, daha önce LBW bebek doğuranlar, sistemik hastalığı olanlar (DM, tüberküloz, anemi, ilaç alışkanlığı, mental depresyon)
  • Gebelikte anne 9-14 kg ağırlık kazanmalıdır.
  • Gebelerde kan basıncı sürekli izlenmelidir.
  • Hb’i 11 gr/100 ml’den az olan annelere ek Fe  preperatları verilmelidir. C vitaminine her öğünde yer verilmeli, çay tüketimi öğünlerde yer almamalıdır.
  • Gebe ve emzikli kadının beslenmesine yönelik inançları, alışkanlıkları ve uygulamaları saptanmalıdır.

 

Annenin Özelliği                                                Eklenecek Vitamin-Mineral

Tam vejeteryan                                                  Vit D 5 mcg, Vit B12  2 mcg

Laktoz intoleransı                                             Kalsiyum 600 mg

Sık aralıklı ikiz gebelik                                     Vit B6 2mg, Folat 300 mcg, Vit C 50 mg

İştahsız ve isteksiz gebelik                               Vit B6 2 mg, Folat 300 mcg, Vit C 50 mg

Vit D’den zenginleştirilmiş süt içmeyen       Vit  D 5 mcg

Ergenlik çağında olan                                       Vit B6 2 mg, Folat 300 mcg

 

 

  • 5 Haziran, 2016