Beslenme Bozuklukları

14.beslenme bozuklukları-2

Son yıllarda; obezite, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon gibi kronik hastalıkların görülme hızlarında artış hızla artmaktadır. Bu tür hastalıkların görülmesinde direkt veya indirekt etkili beslenme alışkanlıklarının olduğu yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür. Bu da sağlıklı beslenme sektörüne firmalar tarafından yatırım yapılması ve ürün geliştirilmesine hız kazanmıştır. Sağlıklı beslenme ürünleri, organik besinler ve diyet bilgilerinin artması ve yaygınlaşması sonucunda bireyler beslenme konusunda her geçen gün daha fazla bilgi sahibi olabilmektedirler. Son yıllarda bir trend şeklinde artan beden imajının önemi ve sağlıklı olma isteği bu tür beslenme ürünlerinin kullanımının artmasına ve her koşulda-sürekli sağlıklı besinler tüketiminin gerçekleşmesi isteğinin artmasına sebep oldu.

Tabii ki mümkün olduğu kadar sağlığa en yararlı besinleri seçerek tüketmek ve sağlıklı yaşamak çok güzel ve önemli bir konudur fakat bu istek bazı kişilerde gereğinden fazla artması sonucu psikolojik olarak hayatı yaşamada zorlanma sınırlarına kadar ulaşabildi. Bazı kişiler dışarıda yemek yememeye, eğer sağlıklı bir besin yoksa yemek yememeye kadar giden bir psikolojik çıkmaza girebilmektedirler.

Sağlıklı beslenme hem vücut ağırlığının olması gerektiği aralıkta tutulmasında hem de oluşabilecek hastalıkların engellenmesinde çok önemli bir yer tutar. Sağlıklı beslenme geçici bir diyet değil, bir hayat tarzı olmalıdır fakat sağlıklı beslenme bir takıntı haline gelirse bu bireylerin yaşam alanlarının daralmasına ve ciddi psikolojik hastalıkların oluşmasına sebep olabilmektedir. Nadirde olsa sağlıklı beslenme kriterleri içerisinde az yenmesini önerdiğimiz besinlerden tüketmek sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bozulmasına sebep olmayacak ve nadir yendiği takdir de bu besinler hastalıklara sebep olmayacaktır.

 

Bu tür kişiler:

  • Yedikleri yemeğin lezzetini hiç düşünmezler, sadece yemeğin sağlık açısından iyi olması onlar için  yeterlidir.
  • Sürekli yiyecekleri yemekleri 1-2 gün önceden planlarlar ve sürekli yanlarında sağlıklı besinler taşırlar
  • Sağlıklı beslenmeyenleri küçümserler
  • İnternet, kitap v.b yayınlardan sürekli beslenme konusunda bilgileri okurlar ve yeni yayınları takip ederler, besinlerin içeriğini ve kalorilerini çok iyi bilirler
  • Sohbetlerinin çoğu besinler ve diyet üzerinedir.
  • Sürekli diyettedirler
  • Sürekli sağlıklı besinler yerler fakat yeteri kadar sağlıklı beslenemediklerini düşünürler
  • Günde birkaç defa, çok sık tartılırlar
  • Saatlerce besinlerin etiketlerini incelerler
  • Gıda katkı maddelerinin tüketmekten kaçınırlar, mümkün olan tüm besinleri evde yapmaya çalışırlar.
  • Dışarıda yemek yemekten kaçınırlar

 

Bu tür davranışların daha ileriye gitmesi anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza veya ortoreksiya nervoza gibi psikolojik hastalıklara sebep olabilmektedir.

 

ORTOREKSİYA (Orthorexia Nervosa):

İngiliz Beslenme Bozukluklukları Derneği’nin bildirdiğine göre ortoreksiya doğru beslenme takıntısı olarak açıklanmaktadır. Bu kişiler sürekli sağlıklı, saf, katkısız, işlenmemiş besinleri tüketmeye özen göstermektedirler. Tüketilecek besinleri seçerken  kansorojen madde içermeyen, hormonsuz ve katkısız besin tüketme takıntısı, aşırı-abartılı bir sağlık endişesi ve tam bir titizlik obsesyonu olarak tanımlanmaktadır.

Bu noktada dikkat edilecek olan sağlıklı beslenmeye dikkat edilirken aşırıya kaçıp, psikolojik olarak sıkıntılı duruma düşmemektir.

  • Sağlıklı fakat lezzetli besinler seçmeye özen gösterilmelidir.
  • Sevdiğimiz besinler nadir olsa da az miktarda tüketildiğinde sağlığa zarar vermediği bilindiğidir.
  • Besinlerin kalori değerlerini değil içerisinde ki besin öğelerini öğrenmek ve sağlığa yararlarını bilmek daha önemlidir.
  • Haftada 2-3 defa aç karnına sabah günde bir kez tekrarlamak yeterlidir.
  • Vücut yağ yüzde ölçümlerinin yapılarak olması gereken ağırlığın saptanması gerekmektedir.
  • Diyetisyen danışmanlığında, bireye özgü beslenme ile yaşam tarzı belirlenmelidir.
  • Ev dışında yemek yendiğinde sağlıklı besinlerden oluşan bir mönü seçilmelidir.

 

ANOREKSİYA NERVOZA:

Hayatta yaşanan bazı psikolojik travmalar, sürekli stres, mankenleri örnek alma, gelişim çağında vücut gelişimine tepki, çok sık diyet yapma, sık kilo alıp verme gibi nedenlerden dolayı bir süre sonra kilo kişinin hayatında büyük önem taşımaya başlar. Sağlıklı kilolarında olsalar da kendilerini sürekli kilolu hissederler, kilo almaktan aşırı korkarlar, yemek yemeyi yaşamlarında, kendi denetimleri altında tutabilecekleri tek olay olarak görürler. Onlar için yemek yememek ve kilo verebilmek kendilerini güvende hissetmelerinin tek yoludur. Anoraksiyalı insanların; açlıktan ölmemekle, kilo almak arasında bir seçim yapmak gibi bir ikilem yaşadıkları görülmektedir. Gittikçe, daha az yiyerek ve daha fazla eksersiz yaparak kişi güç kaybeder, yorgun ve zayıf düşer. Dikkatini toplamakta zorlanır ve depresyona girer. Çünkü aslında, Anoreksiya nervoza, bir şekilde kendini açlığa tutsak etmek demektir. Bu hastalığın altında çok farklı psikolojik nedenler yattığından dolayı birey mutlaka bir psikiyatrist ile birlikte diyetisyen ile görüşmelidirler

 

Anoreksiya Nervoza Belirtileri:

  • Aşırı kilo kaybı, kişinin ağırlığının olması gereken kilonun %15 altında olmasıdır.
  • Acımasızca kilo almamaya çalışmak, tüm yüksek kalorili yiyecekleri reddetmek, hasta oluncaya kadar egzersiz yapmak veya iştah kesici yahut barsakları aşırı çalıştırıcı ilaçlar alırlar.
  • Aşırı zayıf olduğu halde şişman olduklarına inanırlar.
  • Kadınlarda ve genç kızlarda mensturasyon aksaması, özellikle gelişme çağındaki enç kızlarda, göğüslerin gelişememesi,,
  • Erkeklerde, cinsel ilginin kaybedilmesi, iktidarasızlık, gelişme çağında ise, cinsel organlarının yeterince gelişememesi olarak görülmektedir.
  • Aşırı egzersiz yaparlar.
  • Sürekli yanlarında yiyecek taşırlar fakat bunları yemezler.
  • Diyetleri araştırırlar, her şeyin kalorisini bilirler ve sürekli en düşük kalorili besinleri tüketmeye çalışırlar.
  • Çok sık aralıklarla tartılırlar.
  • Tartıda ağırlık artışı görürlerse kendilerini cezalandırırlar.
  • Günlük olaylar karşısında sorun yaşandığında kendilerine yemek yememe gibi cezalar verirler.

 

BULİMİYA NERVOZA:

Anoreksiya nervozanın bir başka boyutu da, bulimiyadır. Bulimiyalılar anorektik hastaların tersi olarak aşırı yemek yerler fakat yemek sonrasında kendileri cisim veya parmakla kusturmaktadırlar. Bu davranışın yan etkileri; dişlerin hasar görmesi, ağızda yaralar açılması, nefesin kötü kokması, kaslarda zayıflık hatta sara atakları ve kalp sorunları olabilmektedir.

Bulimiyalıların kilolardan kurtulmak için başvurdukları bir başka yanlış yöntem de; ‘laksatif’ veya ‘diüretik’ ilaçlar kullanarak sadece tartıda kendilerini daha az kiloda görmek istemeleridir. Bu yöntemle alınan kalorilerden kurtulunmamakta aksine vücutta su, kas, potasyum ve sodyum başta olmak üzere mineral kayıpları olmakta ve uzun sürede sağlık ciddi sağlık problemleri oluşmaktadır.

 

Bulimia Nervoza Belirtileri:

 

  • Bu kişiler devamlı ne yiyebileceklerini düşünmektedirler, bir sonra ki öğünde ne yiyebileceklerini önceden planlarlar.
  • Kilo fazlalığı olduğunu inkar ederler.
  • Düzensiz aralıklarla diyet yaparlar, diyet döneminde çok az besin tüketirler, kısa sürede diyeti bırakırlar veaşırı yemek yemeye yönelirler.
  • Yedikleri besinlerin miktarları çok yüksektir. Sevdikleri besinlerden örneğin kurabye 20 adet yerler sonra kendi imkanlarıyla kusarlar.
  • Sürekli pişmanlık içerisinde yaşarlar.
  • 6 Haziran, 2016